Termoelektrik (Peltier) soğutucular, küçük bir ısı pompası gibi çalışan yarı iletkenlerdir. Doğru akım ile çalışan, değişik güçlerde üretilen, akımın verilen yönüne göre bir tarafı ısınan, diğer tarafı ise soğuyan plakalardır.
Yanal plaka olarak metal kaplı seramik kullanılır, böylece ısıl iletkenlik, elektriksel yalıtkanlık ve mekanik mukavemet sağlanır.
Peltier teknolojisinde, hareket eden parçalarının olmayışı, gürültülü titreşim, aşınma, eskime ve yağ sızıntısı gibi istenmeyen unsurlardan uzak olması, kapasite ve sıcaklık kontrolünün akım şiddetini azaltıp çoğaltarak kolayca yapabilmesi önemli avantajlar olarak önce çıkmaktadır.
Peltier sistem minibarlar, herhangi bir soğutucu akışkanı içermedikleri için, doğa ve çevre dostudur.
Peltier soğutma teknolojisinin en önemli özelliği, Absorbe sistem soğutuculara göre %35 daha düşük elektrik tüketmesidir.
Türkiye’de Peltier teknolojisi kullanılarak, minibar üretimi ilk kez ISM markası ile gerçekleştirilmiştir.
Absorbe Minibar Nasıl Soğutma Yapar?
Dış ortam sıcaklığının 16-32 C olduğu bir ortamda 220 volt ile beslenerek +2 / + 8 derece soğutma yapan Minibarlar, aynı soğutucu maddeyi birçok kez kullanmaya olanak tanıyan bir tür tazeleme döngüsü ile çalışır. Absorbe Soğutma prensibi ile Soğutma çevirimini elde etmek için; birbirini Absorb eden (Emen) iki element ve basınçlandırmak için asal bir gaz kullanılır. Bu gaz Amonyak gazıdır. Bu basınçlı karışım, herhangi bir kaynak ile ısınarak (elektrik), sistem içindeki amonyak gazının faz değişimi sağlanarak ve soğutma gerçekleşir. Amonyak gazın, Ozon Tabakasına ve Küresel Isınmaya etkisi sıfırdır.
Absorbe sistem Minibar içerisinde hareketli parça olmaması nedeni ile 0 dB ses seviyesi ile titreşim yaratmaz. Otel odaları gibi küçük yaşam alanlarında soğutucu sistemin sessiz çalışması oldukça önemlidir. Hareketli parça barındırmayan bu sistemlerde, parçaların bakım maliyetinin olmaması ile birlikte, uzun ömürlü kullanım söz konusudur.
Kompresörlü Minibar Nasıl Soğutma Yapar?
Soğutucu sistemlerin çalışma prensibi tamamen ısı transferine dayanır. Kompresörlü minibarlarda kompresörün görevi, havayı sıkıştırarak basıncını arttırmaktır. Geri kalan ısıtma, soğutma işlemleri bir döngü halinde devam eder.
Soğutma sisteminde bulunan soğutucu gaz kompresör tarafından sıkıştırılır. Sıkışan soğutucunun sıcaklığı ve basıncı artar. Soğutucu gaz kompresörden çıkıp kondansere gelir. Soğutucu gaz kondenser borusundan geçerken sıcaklığı ortam sıcaklığının yüksek olduğundan, kondanserden dış ortama doğru ısı atılır. Isı transferi sonucunda soğutucu gazın sıcaklığı düşer. Ama basıncı halen yüksektir ve soğutucu sıvı faza geçer. Kondanserden geçen soğutucu kılcal boruya gelir. Kılcal borudan geçerken soğutucunun basıncı ve buharlaşma sıcaklığı düşer. Basıncı ve buharlaşma sıcaklığı düşmüş olan soğutucu, minibar içindeki havadan ve hava aracılığı ile içeceklerden daha düşük olduğu ısıyı alır.
Otel ve Hastane tipi kompresörlü Minibarlar R600A soğutma gazı ile çalışır. Ancak bilindiği üzere R600a gazı patlayıcı ve yanıcı özelliğe sahiptir.
Ev tipi buzdolabı ile aynı çalışma prensibi ile çalışan kompresörlü minibarların fabrika çıkışı 38 dB ses seviyesi vardır. Kulağımız 0-140 dB sesi algılar, yani otel ve hastane müşterileri kompresörlü minibarın çalıştığı ortamda çalışma sesini duyacaktır. Metal yorgunluğunu da dahil ettiğimiz ortamda 2-3 yıllık bir kompresörlü minibarın ses seviyesi 48 dB seviyesine kadar ulaşabilmektedir. Bunun yanında 24 saat çalışma ortamında 0,43 kW elektrik tüketimi ile A+ enerji seviyesinedir.
Otel Tipi Oda Kasası Nedir?
Safe Box olarak bilinen oda içi emanet kasaları, otel misafirlerinin değerli eşyalarını (para, laptop, saat, mücevher, pasaport vb.) güvenli bir şekilde muhafaza etmelerini sağlar. Otellerin pek çoğunda ölçüleri 15” laptop sığabilecek şekilde tasarlanmış kasaları görmekteyiz. 2 mm ile 5 mm arasında değişen saç kalınlığı, elektrostatik toz boyası ve dijital tuş kilitleri bu kasarın standart özellikleri haline gelmiştir.
Piyasada farklı marka ve çeşitlerde otel tipi emanet kasaları bulunmaktadır. Ancak bunların çoğu değerli eşyaların güvenliğini sağlamada yetersiz kalır.
Otel odasında, kasa içerisine kilitlenmemiş kaybolan değerli eşyaların sorumluluğu tamamen konaklayan müşteriye ait olur. Bu faktör, yeterli büyüklükte ve güvenlik prosedürlerine uygun oda içi kasaların önemini arttırır.
Otel satın almacılarının oda kasası tercihlerinde dikkat etmesi gereken en kritik özellik ise; “Ürün üzerinde yapılan son 100 işlemin (hangi saatte ve hangi şifre ile açıldığı ya da kilitlendiği) bir USB girişi ve el terminali ile bilgisayar ortamına atılabilmesi”dir. Otel işletmecisi bu özellik sayesinde olası kayıp durumlarında müşterisine karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olur.




